news-details

Asya-Pasifik’te bölgesinde gündemin merkezinde Japonya yer alıyor

Marbaş Menkul Değerler’in raporunda iç tarafta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in, 9 Türk bankasının kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirdiği ve uzun vadeli kredi notlarını BB- olarak teyit ettiği aktarıldı. Raporda şöyle denildi:

“Ziraat Bankası, Halkbank, Türkiye Emlak Katılım Bankası, Türk Eximbank, VakıfBank ve Ziraat Katılım gibi önemli bankalar bu kapsamda yer alıyor. Görünüm değişikliğinde döviz rezervlerindeki beklenenden yüksek artış, rezerv kalitesindeki iyileşme ve döviz yükümlülüklerindeki düşüş etkili oldu.

Bu karar, geçen hafta Türkiye’nin ülke kredi notu görünümünün pozitife çevrilmesine paralel olarak, bankacılık sektöründe risk algısının azaldığını ve makro-finansal istikrarın güçlendiğini gösteriyor. Ayrıca Türkiye’nin elektrikli otomobil sektöründeki büyüme ve ihracat potansiyeli Avrupa’da dikkat çekerken, Hindistan ile gelişen ticaret ilişkileri bölgesel ekonomik fırsatlar ve riskler açısından önem taşıyor. Genel olarak bankacılık sektörü ve makro göstergelerdeki pozitif sinyaller, rezerv artışı ve jeopolitik ticaret fırsatları Türkiye ekonomisine yönelik güveni artırıyor ve piyasaların görünümünü destekliyor.

ABD piyasalarının ekonomik ve jeopolitik gündem dün akşamdan bu yana yoğun bir seyir izliyor. Fed, faizleri sabit tutma konusunda geniş bir uzlaşı içinde olduğunu duyurdu; politika faizinin nötr aralığın üst bandında olduğu ve bundan sonrası tamamen veriye bağlı olacağı belirtildi. Enflasyon hala hedefin üzerinde seyrederken, özellikle hizmet sektöründe dezenflasyonun sürdüğü, tarifelerin etkisinin ise geçici ve tek seferlik olduğu vurgulandı.

İşgücü piyasası dengeleniyor ve ekonomik aktivite güçlü kalmaya devam ediyor; bu nedenle ne acil bir faiz artışı ne de otomatik bir indirim sinyali mevcut. Jeopolitik alanda ise ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran’daki rejim değişikliğinin Venezuela’ya kıyasla “daha karmaşık” olduğunu ifade etti; Venezuela’da ise yeni bir askeri harekât planı olmadığını belirtti. ABD yönetimi ayrıca, Grönland konusundaki teknik müzakereler için Danimarka ile hazırlıklara başladı. ABD Hazine Bakanı Bessent ise ülkenin “her zaman güçlü dolar politikası”na sahip olduğunu vurguladı.

Finansal piyasalar açısından Apple, Visa, Mastercard, Caterpillar, KLA, Western Digital, Nasdaq, Lockheed ve Honeywell gibi büyük şirketlerin bilanço açıklamaları takip edilecek. Siyasi tarafta ise Trump ve Schumer, federal hükümetin kapanmasını önleyecek muhtemel bir anlaşmaya doğru ilerliyor. Genel olarak ABD’de ekonomi güçlü görünümünü korurken, faiz ve para politikası tamamen veri odaklı, jeopolitik gelişmeler ise piyasaların dikkatle izleyeceği unsurlar arasında yer alıyor.

Asya-Pasifik’te bölgesinde gündemin merkezinde Japonya yer alıyor: Başbakan Sanae Takaichi, Tayvan’a yönelik ABD’ye karşı olası bir saldırı durumunda Japonya’nın harekete geçmemesinin Washington ile ittifakı çökertebileceğini belirterek güvenlik politikasında net bir duruş sergiledi; bu açıklama Çin ile gerilimin artabileceğine işaret ederken bölgesel jeopolitik risk algısını yükseltti. Öte yandan 8 Şubat’ta yapılacak erken genel seçimler için kampanya süreci resmen başladı ve bu süreç hem savunma politikaları hem de ekonomik yönelim açısından belirsizlik yaratıyor.

Japonya Merkez Bankası (BOJ) yetkilileri zayıf yenin enflasyon üzerindeki etkilerine karşı daha temkinli bir ton benimserken para politikasında aceleci adımlardan kaçınılacağı mesajı veriliyor. Bu siyasi ve ekonomik gelişmelerin gölgesinde Nikkei 225 endeksi günü %0,59 düşüşle tamamlarken, bölge genelinde yatırımcıların jeopolitik riskler, kur oynaklığı ve merkez bankası adımlarını yakından izlediği görülüyor.

Avrupa’da borsaları, jeopolitik gerginliklerin azalması ve Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan “tarihi” serbest ticaret anlaşmasının etkisiyle haftanın ikinci işlem gününü Almanya hariç yükselişle tamamladı; bu anlaşma, tarifelerin büyük ölçüde düşürülmesini öngörerek iki taraflı ticareti artırmayı ve ekonomik ilişkileri derinleştirmeyi hedefliyor. Avro/dolar paritesi, artan risk iştahı ve güçlü ekonomik verilere bağlı olarak Haziran 2021’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı, bu da para birimine olan talebin güçlendiğini işaret ediyor.

İngiltere cephesinde ise Başbakan Keir Starmer, ülkesinin ABD ile Çin arasında bir tercih yapmak zorunda kalmayacağını, her iki ilişkiyi de sürdürülebilir şekilde geliştireceklerini belirtti; bu açıklama, bir yandan küresel ticaret politikasında esneklik mesajı verirken öte yandan Avrupa’nın çok yönlü diplomasi stratejisini yansıtıyor. Avrupa liderleri aynı zamanda Kuzey Kutbu ve Grönland gibi stratejik konularda ortak duruşlarını güçlendirme çabası içinde olduklarını ifade etti.

Emtialar üzerinde fiyatlamaların temel ve teknikten ziyade momentum odaklı ilerlediğini görürken, altında yeni zirvelerin devam ettiğini görmekteyiz. Brent’in ise jeopolitik gelişmelere paralel yeniden 70 dolar bandına yaklaştığını görmekteyiz. Ekonomik takvimde iç tarafta Ekonomik Güven Endeksi ve Haftalık istatistikleri takip edeceğiz.”

  Hibya Haber Ajansı